Bu sitede kullanıcı deneyimini iyileştirmek için bazı çerezler kullanılmaktadır. Kabul ve devam etmek için kapata basınız.

Mentee Görüşleri

Üniversite eğitiminde en zorlandığım ve bocaladığım kısımlardan biri geleceğimi ve kariyerimi planlarken sorabileceğim, danışabileceğim bir insanın bulunmamasıydı. Gelecekle ilgili net bir bakış açısına sahip olamamak ve aklımdaki sorulara cevap bulamamak oldukça demotive eden bir süreç. Neyse ki Anadolu Vakfı’yla ve mentorluk programıyla tanışmam tam olarak bu döneme denk geldi. Geçtiğiniz yollardan geçmiş, deneyimli bir insanla bu kadar kolay ve sağlıklı bir iletişim kurmak çok rahatlatıcıydı.

Aynı zamanda mentorumun çok sıcak ve iletişime açık tavırları neredeyse her konuda bir sorun yaşadığımda arayabileceğim ve tavsiye alabileceğim birinin daha hayatımda yer bulmasına sebep oldu. Özellikle ailemden uzakta ve şehir dışında okuduğum için Anadolu Vakfı Mentorluk Programı bu yönleriyle de benim için çok değerli bir program haline geldi.

 

Boran Polat

İstanbul Üniversitesi

Tıp Bölümü

2. Sınıf Öğrencisi

 

Açık ara hayatımın en güzel yılını geçirdim. Anadolu Grubu bünyesine bağlı bir profesyonel, benim mentorum oldu: Servan Bozkurt. Kendisi hem Boğaziçi’nde öğrenci hem de benim manevi abim. Çok şey öğrendim ondan. Hayatımın her alanında düşünmeden yanına gidip danışabileceğim bir abi oldu. Gerek iş hayatım, gerek okul hayatım, gerek özel hayatım hepsinde bana yardımcı olmak için elinden geleni yaptı. Benim gibi birisine atanabilecek en iyi mentordu Servan Abim. Beni hayatın her alanında başarıya ulaşabileceğim şekilde yönlendirmeye çalıştı. Ben alabildiklerimi aldım ondan. Diğer bütün Anadolu Vakfı bursiyerlerinin de bu programa katılmasını tavsiye ederim. Umarım herkesin hayatında iyi bir mentoru olur. Umarım Servan, bana hayatım boyunca mentorluk yapar. Sağolun Anadolu Vakfı. Böyle bir çalışanınız bana mentor olduğu için. Her şey için teşekkürler.

 

Buğra Demir

Boğaziçi Üniversitesi

Siyasal Bilimler ve Uluslararası İlişkiler Bölümü

2. Sınıf Öğrencisi

 

Ben Cafer Burak Demir. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği ve aynı zamanda Anadolu Vakfı ‘nın yeni mezunuyum. Bunları söylerken kendimi şanslı ve mutlu hissediyorum.

Burada geçirmiş olduğum 4 yıl boyunca birçok farklı meslekten, farklı kültürden onlarca insan ile tanışma fırsatı buldum. Yine Anadolu Vakfı aracılığı ile Anadolu Grubu içinden ve dışından birçok değerli yönetici ile tanışma, sohbet etme, değerli fikirlerini ve tavsiyelerini dinleme fırsatı yakaladım. Genel olarak gördüğüm ortak nokta, hedef ve gaye hep insan oldu.

Anadolu Vakfı’nda yılda on binlerce öğrencinin başvurduğu belirli miktarda öğrencinin burs almaya hak kazandığı bir vakıf olduğu doğru. Fakat dokunduğu insan sayısı bunların çok daha üzerinde. Burada yapılan sanatsal, sosyal ve kişisel gelişim etkinliklerinin neredeyse tamamında çevremizdeki insanları davet etmemizi de istemeleri bence bunun en büyük göstergesi. Burada insanlara kendilerini keşfetme, yeni deneyimler kazanma, geleceklerine şekil verme açısından çok büyük şanslar tanınıyor. Yeni insanlar tanımak nasıl olur? Üstelik bu insanlar üst düzey yöneticilerse? Bir öğrenci için korkutucu geliyor başlarda. Acaba nasıl olur? Fakat sonrasında böyle yüksek, görkemli binaların içinde bu kadar güler yüzlü, özverili ve öğrenciler için bu kadar fedakarlık yapabilecek insanlar ile karşılaşmak çok hayret verici ve bir o kadar da güzeldi. Çoğu zaman bir telefon uzaklığımızda olan ve sürekli mesajlaşabildiğimiz mentorlarımız, sürekli bizler ile ilgilenen ve taleplerimize mümkün oldukça olumlu yanıt vermeye çalışan, zor sınav zamanlarımızda stres atmamız için bizleri düşünüp etkinlikler hazırlayan değerli Anadolu Vakfı ailesi ve çoğu etkinliklerde bizler ile bir araya gelip aralarımıza oturan ve sürekli” rahat olun gençler diye” seslenen Anadolu Vakfı yöneticileri…  Her bireri teşekkürün en büyüğünü hak ediyorlar. Ancak asıl teşekkürü burada gördüğüm kültürü, ahlakı, yaşatarak, gerek burada gerek Anadolu’nun ücra köşelerindeki umut vaat eden yetenekleri bularak öğrencilik hayatlarında ve sonrasında onların hayatlarına dokunarak yapmak en büyük hayallerimden. Çünkü geçen bu sürede kendim için aldığım en büyük pay, insanın kendisini geliştirmesinin yanında yarınlarına bırakacağı en büyük mirasın kendini yetiştirebilmiş, saygılı, dürüst ve topluma faydalı bireyler bırakabilmesi olduğunu öğrenmemdir. Zaten bu yüzden öğretmenlik çok kutsal bir meslek değil midir? Her birerimiz bu anlamada birer öğretmen olmalıyız zannımca.

Sözlerime son verirken bir kez daha Anadolu Grubu’nun saygıdeğer yöneticilerine ve Anadolu Vakfı ailesine teşekkür ediyorum.

 

Cafer Burak DEMİR

Yıldız Teknik Üniversitesi

İnşaat Mühendisliği Bölümü

2019 Mezunu

 

Geçtiğimiz yıl, üniversiteye yeni başlamış ve eğitimi veya kariyeri hakkında kafası karışık bir öğrenciyken Mentorluk Programı sayesinde hedeflerimi belirledim ve bu hedefler doğrultusunda çalışmaya başladım. Mentorum bana bazen bir öğretmen, bazen de bir abi edasıyla yol gösterdi, tavsiyeleri ve tecrübeleriyle ufkumu genişletti. Bu yaz tek başıma çıktığım ilk yurtdışı serüvenim için beni cesaretlendiren, kendi kendimin farkına varmamı sağlayan ve yoluma ışık tutan mentoruma ve bana bu fırsatı tanıyan Anadolu Vakfı'na kocaman bir teşekkürü borç bilirim. Bu ailenin bir parçası olmaktan çok mutluyum!

 

Dilek Kaplan

Galatasaray Üniversitesi

Endüstri Mühendisliği Bölümü

1.Sınıf Öğrencisi

 

Anadolu Vakfı’na burs için başvururken Mentorluk Programı’nı bilmiyordum. Toplantılarda bundan bize bahsettiklerinde çok sevindim. Mentorluk Programı sayesinde sektörden insanlar ile hem fikir alışverişi yapabiliyorsunuz hem de “arkadaş” düzeyinde yeni bir ilişki kazanıyorsunuz.

Anadolu Vakfı’nın Mentorluk Programı kapsamında; her ne kadar yazın şehir dışında çalışmış olsam da mentorum Önder Ekinci ile iletişim halindeydik. Bana çeşitli konularda yardımcı ve destek oldu. Abi kardeş düzeyinde bir ilişkimiz var ve herhangi bir soru ya da problem durumunda çekinmeden onunla iletişim kurabileceğimi söyledi, daha önemlisi bunu hissettirdi. Emekleri ve desteği için mentoruma çok teşekkür ediyorum.

Ege Koşarsoy

İstanbul Üniversitesi

Bilgisayar Mühendisliği

1.Sınıf Öğrencisi

 

Merhabalar ben mentee Kübra Sinek. 3. Kez mentorluk programına dahil olup, bu durumdan duyguduğum hazzı sizlerle paylaşmak istiyorum. Öncelikle şuna açıklık getirmek isterim ki bizim için  mentor demek; sadece yol gösteren, deneyimlerini paylaşan kişi demek değil; bunların yanı sıra harika birer dost demektir. Bu programa ilk dahil olduğumda yalnızca profesyonel anlamda deneyim paylaşımı yapılacağını, bunun dahilinde bazı eğitim seminerleri düzenleneceğini düşünmüştüm. Tüm samimiyetimle söyleyebilirim ki Mentorluk Programı bana hem tecrübe, hem sosyallik, hem sorumluluk bilinci, hem de farkındalık kattı.

Mentorumla düzenli olarak yaptığımız görüşmelerde; kendimi yakından tanıma, hayallerimin, eksiklerimin, güçlü yönlerimin farkına varmak gibi birçok farkındalıkla tanıştım. Bunların yanı sıra vakfın program dahilinde düzenlediği sosyal aktiviteler ile üniversite yıllarıma güzel anılar katıp, ilgi duyguğum farklı yönlerimi keşfetmiş oldum. Mentorumun bana kattığı samimi tecrübeleri için, vakfımızın hayatımıza renk katan sosyal etkinlikleri için ve programa dahil olan tüm gönüllülerin emekleri için çok teşekkür ederim. Bir kez daha ‘İyi ki Varsın Anadolu Vakfı’ .

 

Kübranur Sinek

Beykent Üniversitesi

Endüstri Mühendisliği

4.Sınıf Öğrencisi

 

 

Anadolu Vakfı'nın Mentorluk Programı’nı ilk duyduğumda bu programın bana katabileceği artı değerleri düşünerek heyecanlanmıştım. Yanıldığımı da söyleyemem çünkü bizler bu program sayesinde rol model alabileceğimiz insanların ışığından yararlanma imkanı bulduk. Benim için mentorluk, karşılıklı iletişim ve güvene dayanan; akademik ve sosyal hayatımızı anlamlandırmada, eksik yönlerimizi fark edip güçlü özelliklerimizi ön plana çıkarmada rol oynayan bir ilişki. Ayrıca bu program sayesinde belki tek başıma görüşme fırsatı yakalayamayacağım değerli bir hocamla tanışmış ve değerli sohbetinden kendime dersler çıkarmış, ufkumu da bu ölçüde genişletmeye başlamış oldum.

Bu programların, mentor-mentee ilişkisinin, günümüzde kariyer bocalaması içine girmiş-girecek veya benim gibi hayatında rehberliğe ve yeni vizyonlara açık genç insanlara fayda sağlayacağını söyleyebilirim. Programı tasarlamada, mentor-mentee eşleştirmede ve daha pek çok noktada titizlik gösteren, programın uygulayıcısı Anadolu Vakfı'na teşekkür ediyorum. Üniversite hayatımız kuşkusuz sizlerle daha güzel.

 

Merve Safa Ergun

Marmara Üniversitesi

Tıp Fakültesi

2.Sınıf Öğrencisi

 

 

Merhaba ben Nil Beytemur. İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme 3. Sınıf öğrencisiyim. 4 yıldır Anadolu Vakfı ailesinin bir parçasıyım Mentorluk Programı ile henüz Vakfın burs başvurusu sürecinde tanışmıştım. Bir gün bursiyer olursam kesinlikle Mentorluk Programı’na başvurmalıyım diye düşünüyordum ama o zamanlar bu denli dopdolu bir programın içerisinde, bu kadar şanslı olabileceğimi hiç düşünmemiştim. Daha önce bir Mentorluk Programı deneyimim olmaması sebebiyle, mentorumla ilk tanışmamızda biraz çekingen ve sessiz kalmıştım. Sonralarda bu çekingenliğim yerini meraklı, istekli ve daima konuşan bir bene bırakmıştı. İlk tanışmamızdan itibaren mentorumun bana yaklaşımıyla Mentorluk Programı’nın bir usta- çırak ilişkisi kadar yakın, samimi ve değerli olduğunu hissetmiştim. Nitekim rol model aldığım kişinin menteesi olmak onunla özgürce fikir paylaşımı yapabilmek, sorular sorabilmek hatta beraber sosyal aktivitelere katılabilmek benim dünyaya bakış açımı değiştirdi ve bu süreçte hayata daha emin adımlarla yaklaşan bir kişi olmamı sağladı. Mentorlarımız ile geçirdiğimiz zamanlarda bazen iş dünyasına yaklaşarak bazen de gündelik yaşamdan samimi sohbetler ederek kendimizin, hedeflerimizin, hayallerimizin farkına varıyor ve daha da önemlisi hayatı keşfederek istediğimiz geleceğe nasıl yaklaşacağımızı öğreniyoruz. Mentorluk karşılıklı gelişen bir süreç ve sürecin sürücüsü biz menteeleriz ama arkamızdaki görünmeyen kahramanlar, kaptanlar tabi ki mentorlarımız. Mentorluk Programı’nı düzenlediği için başta Anadolu Vakfı’na ve bana her konuda desteğini esirgemeden yol gösterici olduğu için mentoruma sonsuz teşekkür ediyorum.

Nil Beytemur

İstanbul Üniversitesi

İşletme Bölümü

3.Sınıf Öğrencisi

 

İnsanın bazen tıkandığı noktalar, yardıma ihtiyacı olduğu zamanlar olabiliyor hayatında. Bazen insan gerçekten dışarıdan objektif bir gözle bakan bir kişi, bir konuyu danışıp tartışabileceği bir insan arıyor. Mentorluk Programı bu konuda gerçekten çok etkili ve zevkli bir program. Kendi açımdan bakacak olursam program bana eksik olduğum yerleri fark etmeme çok yardımcı oldu. İyisiyle kötüsüyle sizi eleştiren bir kişi olduğu için ondan aldığınız geribildirimlerle kendinizi geliştirme imkânı buluyorsunuz. İşin bir de program boyutu dışında gerçek insani ilişkilerden oluşan abi-kardeş veya abla-kardeş boyutu var. En güzel yanlarından biri budur bence. Sadece kariyer veya eğitim anlamında değil, pek çok alanda kendinizi geliştirdiğiniz bir program.

Vakfımızın düzenlediği etkinliklere değineyim. Mentorumuzla geçirdiğimiz vakitler dışında vakfın düzenlediği çeşitli etkinlikler ile kendimizi değişik alanlarda, çeşitli konularda geliştirme imkânı buluyoruz. Kişisel gelişim alanında, sektörle ilgili alanlarda vb. kendimizi geliştirme imkânı buluyoruz. Bunlara ek olarak dışarıda yapılan aktiviteler ile bir arada eğlenceli vakitler geçirdik, geçirmeye devam edeceğiz. Buradan başta vakfımıza ve mentoruma saygı ve sevgilerimi sunarım.

 

Ümit Can Yılmaz

Marmara Üniversitesi

Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü

3.Sınıf Öğrencisi